Dünyanın en iyi otomobillerini üretme felsefesiyle ilk olarak 1989 yılında ABD’de pazara sunulan Japon otomobil markası Lexus, kısa zamanda global alanda öncü bir marka haline geldi. Kurulmasından 1 yıl sonra Avrupa pazarına açılan marka, 2000’li yıllardan itibaren ise dünyaca tanınan bir lüks marka haline geldi. 2006 yılında Türkiye pazarına girerek, otomobilleri ve hizmet kalitesiyle ülkemizde lüksü yeniden tanımladı.
Lexus sadece araç kalitesi değil, aynı zamanda müşteri memnuniyeti konusunda da ön plana çıkmayı başardı. Sunduğu hizmetlerle birlikte premium otomobil pazarına farklı bir bakış açısı getirdi. Kaliteli ve lüks otomobillerinin yanı sıra teknik ve tasarım anlamında da birçok inovasyona imza attı. Lüks otomobil pazarına hibrit teknolojisini getiren marka, tasarımlarıyla da farkını ortaya koydu.
Ürün yelpazesinde spor otomobillerden, SUV’lara, lüks sedanlara kadar birçok çeşit bulunuyor. Bugün dünya çapında 90 civarında ülkede satılan Lexus, tüm pazarlarda istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor.

Müşterilerini en iyi şekilde anlamak

Lexus, henüz marka lanse edilmeden önce kapsamlı araştırmalar ve çalışmalarla şekillendi. Bu anlayışla, henüz kurulmadan önce çok gizli bir projeyle yola çıkıldı. 1983 yılında Proje F koduyla bir çalışma başlatıldı. Bu projeyi yönetim kurulu dışında çok az kişi biliyordu ve aslında bu çalışma, 6 yıl sonraki çıkacak ilk Lexus modeli LS 400’ün tohumlarının atılmasıydı. Proje F’deki F harfinin, daha sonradan ‘flagship’ yani amiral gemisi olduğu öğrenildi.
Bu proje kapsamında, 1985 yılında 20 Japon mühendisi lüks yaşam tarzını ve müşteri beklentilerini anlayabilmek için Kaliforniya’ya gönderdi. Yani “müşteri odaklılık” kavramı Lexus için daha ilk aşamadan itibaren en öncelikli konu olmuştur. Bu konuda ne kadar başarı elde edildiği sadece satış adetlerinden değil, Amerikan halkının Lexus markasına duyduğu sevgiden de anlaşılabilir. Örneğin Amerika’da bebeklerine Lexus ismini veren pek çok aile var.
Projenin nihai hedefi ise, açık bir şekilde tüm rakiplerden daha üstün bir araç üretmekti ve Lexus, piyasaya çıkmadan önce en iyi kaliteye ulaşmak için 1400 mühendisin çalışma yaptığı, 450 prototip üretti. Toplamda, Japonya, ABD ve Avrupa başta olmak üzere 4.3 milyon kilometre test yapıldı. 230 km/s hızlara ulaşan, güçlü, konforlu, güvenli araç yapılması için sıkı bir çalışma ortaya konuldu. Bu çalışmalar mühendislik eğitiminde hala örnek çalışma olarak gösterilmektedir.

Lexus’un ilk modeli LS400

Lexus markasının doğumunu simgeleyen model, sedan LS400 oldu. LS400 modeli ilk olarak 1989 yılında farklı bir lüks anlayışı ile Amerika pazarına sunuldu ve sahip olduğu birçok yeni patent ile lüks sedan sınıfında yeni standartlar belirledi. Satışa sunulmasının ardından Amerika’da daha ilk ayında yaklaşık 3 bin adetlik satışa ulaştı. 1990’lı yılların sonuna gelindiğinde ise Lexus, Amerika’da tüm rakiplerini geride bırakarak lüks otomotiv markası olarak birinciliğe oturdu. Amerika’dan sonra 1990 yılında Avrupa’da satışa sunulan LS400, aerodinamik özellikleriyle de sınıfının lideri olmuştu.

Lexus’un geliştirme pilotu: Başkan Akio Toyoda

Lexus eşsiz yaklaşımı, her alanda olduğu gibi kendisini ürün geliştirme aşamasında da gösteriyor. Lexus’un başkanı konumunda yer alan Akio Toyoda, tüm Lexus modellerini en iyi sürüş keyfini ve sürüş kalitesini sunmasını garanti altına almak adına ilk önce kendisi test ediyor.
Diğer otomobil üreticilerinden farklı olarak markanın en üst düzey ismi direkt olarak aracın geliştirilmesinin sorumluluğunu aldı. 2011’den sonra tasarım, sürüş keyfi ve heyecan anlamında ileriye doğru büyük adımlar atan Lexus’un tüm modelleri, Akio Toyoda’nın onayından ve geliştirme çalışmalarından geçiyor.